DPÜ’de Modern Dünyada Hz. Peygamberi Örnek Almak Paneli

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İslami İlimler Fakültemiz tarafından düzenlenen Mevlid-i Nebi - Modern Dünyada Hz. Peygamberi Örnek Almak başlıklı panele ev sahipliği yaptı.

DPÜ'de Modern Dünyada Hz. Peygamberi Örnek Almak başlıklı panel düzenlendi.

İİF Konferans Salonu'nda Kütahya İl Müftülüğünün katkılarıyla düzenlenen panele Rektörümüz Prof. Dr. Kâzım Uysal, İslami İlimler Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Ali Çelik, Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. İrfan erzi, konuşmacı olan akademisyenlerimiz Arş. Gör. Dr. Mustafa Tatlı ve Arş. Gör. Dr. Maruf Çakır, akademik ve idari personelimiz ve öğrencilerimiz katıldı.

PROF. DR. UYSAL: PEYGAMBERLİK LÜZUMLUDUR

Kur'an-ı Kerim tilavetinden sonra panelde ilk sözü alan Rektörümüz Prof. Dr. Kâzım Uysal şunları söyledi:

Peygamberler gönderilmeseydi insanlık yaratıcıyı bulamayacak ve kendini tanıyamayacaktı. Nereden gelip nereye gittiğini, hayatın gayesini bilemeyecekti. Günümüz modern dünyada peygamber öğretilerinden mahrum bazı insanların tanıyamadığı ve bilemediği gibi. Eğer peygamberlik müessesesi olmasaydı, biz modern insanlar Allah'ı tanıyamayacaktık. Bunun iddialı bir söylem olduğunu biliyorum. Ancak azımsanmayacak sayıda günümüz modern insanı içinde yaşadığı sistemi tesadüflere bağlıyor. Bir yaratıcının olmadığını var sayıyor. Bir kısım insanlar da bir yaratıcının olduğuna ancak işlere karışmadığına inanıyor. Peygamberler vasıtası ile insanlık yaratıcıyı tanıyor. Yaratıcının insandan isteklerini öğreniyor. Canlılar içinde insanın seçildiğini, yaratıcıyı tanıma kabiliyeti verildiğini ve yaratıcıya muhatap olduğunu öğreniyor. Gerçekte de öyledir. Canlılar içinde sanattan sanatkârı, eserden ustayı tanıma kabiliyetinde olan ten canlı insandır. Olaylar arası ilişki kurabilen ve problem çözebilen tek canlı insandır. Bundan dolayı varlık âlemine bakıp sistemin ve sistem içindeki varlıkların sahibini akıl yürütme ile bulabilecek tek canlı insandır.

İşte peygamberimiz olmasaydı günümüz modern insanı Allah'ı bilemeyecek, kendini tanıyamayacaktı. Kendini hayvanlar âlemi içinde değerlendirecek ve değersizleştirecekti. Demek ki peygamberliğe ihtiyaç var. Ben bu durumu okuma yazma bilmeyen biri için önündeki manalarla dolu kitabı sadece bir kâğıt yığını olarak görmesine benzetiyorum. Anlaşılmaz dilde yazılan bir kitabın anlatanı olmadan anlamsızlaşacağı ve değersizleşeceğine benzetiyorum. Allah var. Sistem ve içindeki varlıklar O’nun delilidir. Peygamberler de Allah’ın yaratmadaki maksadını ve insana yüklenen görevleri anlatan içimizden seçilmiş insanlardır.

"ALLAH BU DÜNYADA DA ÖBÜR DÜNYADA DA BİZİ HABİBİNDEN AYIRMASIN"

Peygamberimizin peygamber olduğuna o kadar çok delil vardır ki, ilgili bilim insanları günlerce konuşabilir. Bunun hakkında ciltlerce kitaplar yazılmıştır. İsterseniz birkaç tanesini maddeler halinde sayalım ve müzakere edelim. 

Öncelikle elinde olan kitap yani Kur’an-ı Kerim. Bu kitap yaklaşık bin dört yüz yıl önce nazil olmuş. Günümüz bilim insanlarının içinde çok şaşırtıcı gerçekler bulduğu böyle mucize bir kitap ancak Allah’ın kitabı olabilir. Bu kitabı elinde tutan zat da ancak Allah’ın görevlendirdiği ve terbiye ettiği insan olabilir. Ben biyoloji alanında onlarca günümüz bilimsel gerçeklerle ilgili konuları sayabilirim. 

Rektörümüz bu bölümde Kur’an’da geçen kendi çalışma alanı ile ilgili bilimsel konulardan bahsetti. Ölümün hakikati, anne karnındaki ceninin gelişim süreci, balıketinin mahiyeti vb konularda Kur’an’da günümüz bilimsel gerçeklerle son derece uyumlu hususların olduğunu ve bunu o dönemde yaşayan bir insanın yazmasının imkânsız olduğunu ifade etti.

Rektörümüz konuşmasını ‘Allah bu dünyada da öbür dünyada da bizi habibinden, Habibullah'tan ayırmasın’ duası ve temennisi ile bitirdi.

PROF. DR. ÇELİK: PEYGAMBERİMİZ BİZE İSLAMİ BİR HAYAT BİÇİMİ SUNDU

Rektörümüzün ardından panelin moderatörlüğünü üstlenen Dekanımız Prof. Dr. Ali Çelik, katılımcılara şöyle hitap etti:

Hz. Muhammed dünyayı teşrif ettiğinde insanlık bir zulüm ortamındaydı. Onun gelişiyle zihinsel bir dönüşüm yaşandı. Kendisi 13 yıl zihinlerdeki Allah inancını yerleştirmeye uğraştı. Bu değişim ve dönüşüm sonunda bize islami bir hayat biçimi sunuldu. Aradan geçen nerdeyse 15 asırda ne yazık ki, onun bize bıraktığı dünyadan uzaklaştık. Peygamberimiz bir hadisinde, "Ümmetin fesada uğradığı bir dönemde benim getirdiğim sünnetime sarılan müminlere bir değil yüz şehit sevabı verilir" buyuruyor. Bizler de peygamberimize ve getirdiklerine inanan müminler olarak böyle dönemlerde Peygamber'in sünnetinden ayrılmamalıyız.

Dekanımızın konuşmasının ardından panelistlerden Arş. Gör. Dr. Mustafa Tatlı, öğrencilerimize Fitne Ortamında Müslüman Tavrı Konusunda Hz. Peygamber'in Örnekliği başlıklı konuşmasını yaparken Hz. Muhammed'in yaşamından örnekler verdi. Arş. Gör. Dr. Tatlı'nın ardından söz alan Arş. Gör. Dr. Maruf Çakır ise Peygamber Sevgisinin Edebiyatımızdaki Yeri ve Na'tlar başlıklı sunumunda farklı türdeki edebiyat eserlerinde İslam Peygamberi'nin övüldüğü kısımlardan örnekler verdi.

Panel soru cevap bölümünün ardından kapanış konuşması ile sona erdi.

Haberi Paylaş

Basın Yayın Halkla İlişkiler - 13 Ekim 2022, Perşembe / 628 defa okundu.

Etiketler : dpü, kütahya, kütahya dumlupınar üniversitesi, dpü islami ilimler fakültesi,

Bu Kategorideki Diğer Haberler