Prof. Dr. Kazım Uysal Medya Temsilcileriyle Görüştü

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kâzım Uysal, ulusal ve yerel medya temsilcileriyle video konferans yöntemiyle bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

Rektörümüz Prof. Dr. Kâzım Uysal ulusal ve yerel medya temsilcilerinin katıldığı bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda Rektörümüze Rektör yardımcılarımız Prof. Dr. Muammer Gavas, Prof. Dr. Hasan Göçmez ve Prof. Dr. Mustafa Aydın ile Genel Sekreter Vekilimiz Prof. Dr. Atilla Batur da eşlik etti.

Video konferans yöntemiyle düzenlenen toplantıda katılımcıları selamlayan Prof. Dr. Kâzım Uysal sözlerine, “Yönetime gelişimizin birinci yılında sizlerle belirli aralıklarla gerçekleştirdiğimiz basın toplantılarının bir yenisini düzenliyoruz. Geride kalan bir yılda Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde pek çok değişim yaşandı. Bunların başında Üniversitemizin diğer kuruluşlarla iş birliği projelerindeki büyük artış geliyor” diyerek başladı.

“DPÜ TARİHİNDE EN ÇOK SAYIDA KURUMLA İŞ BİRLİĞİ İÇİNDE”

Prof. Dr. Kâzım Uysal konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Kamu-Üniversite-Sanayi iş birliği kapsamında birçok alanda eğitim, araştırma, staj, burs konularında en fazla protokol imzaladığı bir yılı geride bıraktı. Üniversitemiz, TÜBİTAK 2244 - Sanayi Doktora Programına kabul edilen 47 üniversite arasında yer alarak ülkemizin sanayi alanında gereksinim duyduğu araştırmacı insan kaynağına katkı sunacak.

Bilimsel Araştırma Projeleri alanında 2 tanesi öncelikli alan olmak üzere, 15 projeye 2 Milyon TL’nin üzerinde destek sağlandı. Bu rakam son 3 senede desteklenen proje bütçesinden daha fazla. 

“KURULAN ÇİZGİ FİLM ATÖLYESİ İLE DUMLUPINAR ZAFERİNİN 100. YILINA HAZIRLANIYORUZ”

İlklerden devam edecek olursak, yerleşkemizde ilk defa güneş panelleri üzerinden enerji üretimine başlamış bulunuyoruz. Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından otopark çatısı üzerinde kurulması düşünülen 100 kWp’nın üzerinde güneş enerji santrali projesi 1 Milyon TL bütçenin üzerinde desteklenmesi sağlandı.

Bunun yanında ilk defa çok donanımlı bir çizgi film atölyesini hayata geçiriyoruz. Çizgi film konusunda dünyanın geldiği nokta ortada. Biz de ülkemizi bu alanda geliştirmek adına ‘motion capture’ adı da verilen atölyeyi kurma çalışmalarına devam ediyoruz. Bu atölye Dumlupınar’ın 100. Yılı için yapılacak çalışmalarda oluşturulacak animasyon için gereksinim duyduğumuz bir atölyeydi. Hem bu atölyeyi hem de Dumlupınar’ın 100. yılı için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

“BOR TABANLI İLERİ TEKNOLOJİ SERAMİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİNİ KURDUK”

Kütahya Dumlupınar Üniversitesinin bünyesinde Bor Tabanlı İleri Teknoloji Seramik Uygulama ve Araştırma Merkezi kurulması için yapılan başvurusu Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından kabul edildi. Zafer Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Glütensiz Mutfak projesi dâhil ikisi güdümlü ikisi fizibilite olmak üzere 4 projemiz kabul gördü.

Türkiye Ulusal Ajansı tarafından açıklanan Uluslararası Kredi Hareketliliği sonuçlarına göre; Üniversitemiz 230 bin Avro hibe almayı hak etti. Son bir yılda yazılan projelerle bütçemizi %50’nin üzerinde arttırdık.

“UZAKTAN EĞİTİMDEKİ BAŞARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”

Öte yandan uzaktan eğitim alanında önemli bir süreci geride bıraktık. Ancak uzaktan eğitim çalışmalarımız sürüyor.

Şu anda 11 bin 984 öğrenci yaz okulunda eğitim almaya devam ediyor. Daha önce de söylemiştim. Öğrenci sayısı az olan üniversitelerde uzaktan eğitimi yürütebilmek daha kolaydır. Biz ise 46 binin üstünde öğrenci ile uzaktan eğitimi iyi yönettiğimizi düşünüyorum.

Kütahya öğrenci şehri. Öğrenci olmaması şehrin ekonomisini olumsuz etkiliyor. Öncelikle eğitimin kalitesi açısından öğrencilerimizin burada olması çok önemli. Öte yandan öğrencilerimizin gelişi şehrimizin esnafını da olumlu etkileyecektir. Biz de öğrencilerimizin gelmesini bin canla istiyoruz Ancak istemek başka, gerçekler başka. Öğrencilerimiz de evlerinde sıkıldılar. Onlar da gelmek istediklerini bize e-postalarla iletiyor. Umarız en kısa sürede bir arada oluruz.

“YENİ AKADEMİK YILDA YÜZ YÜZE EĞİTİME HAZIRLANIYORUZ”

YÖK’ün yeni akademik yılda uzaktan eğitimin sürmesi için aldığı bir kararı yok. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi olarak şu anki planımızı yüz yüze eğitim üzerine yapıyoruz.

Hepimiz salgın sürecinde kararların nasıl alındığını sürecin nasıl bir anda değiştiğini de gördük. Eğer bilim kurulumuz ya da cumhurbaşkanımız uzaktan eğitim yapılması yönünde bir karar açıklarsa biz de bu alana yöneliriz. Ben bunu zayıf bir olasılık görüyorum ama bu yönde de çalışma yürütüyoruz. Yeni akademik yılda uzaktan eğitimle verilen ders sayısını arttırarak ilerlememiz de bir olasılık.

“ÖĞRENCİLERİMİZİN STAJLARI KONUSUNDA ÖNEMLİ KARARLAR ALDIK”

Öğrencilerimizin stajları konusunda önemli kararları hayata geçirdik. 7+1 ve 3+1 biçiminde staj uygulamalarını yaygınlaştırdık.

Bunun yanında ben üniversitemizin ortak ders havuzunu da çok önemsiyorum. Farklı fakültelerde ya da bölümlerde okuyan öğrencilerin ilgi duyduğu başka bir fakülte ya da bölümden ders alabilmesi için ders havuzunu genişletmeye çalışıyoruz.

“BAŞARININ PERSONEL MEMNUNİYETİ İLE GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”

Üniversitemiz; akademik ve idari personelin çalışmasına, bu çalışmaların değerlendirilmesine, özlük haklarının korunmasına ve nitelikli personel teminine önem veriyoruz. Her kurum personellerinin memnuniyetini önemser. Biz de buna önem veriyoruz. DPÜ’de yüz kızartıcı suçu ve terör örgütleriyle ilişkisi olmayanlara eşit bir yaklaşım sergileniyor.

Akademik olarak gerekli koşulları da sağlayan akademisyenlerimiz son bir yılda görevlerinde yükseldiler. Göreve geldiğimizden bu güne kadar muhtelif tarihlerde ilana çıkılmış ve 32 profesör, 30 doçent, 39 doktor öğretim üyesi, 15 araştırma görevlisi ve 25 öğretim görevlisi olmak üzere işlemleri devam edenlerle birlikte toplam 141 akademik atama yapıldı. Şu an profesörlük bekleyip kadro sıkıntısı çeken arkadaşımız kalmadı. Bunu da DPÜ tarihinde ilk kez yakaladık. Yakında açacağımız ilanla doçentlik kadrosu bekleyen arkadaşımız da kalmayacak. Ben bunun da ilk olacağını sanıyorum.

Üniversitemizde halen 958 Akademik personel, 598 idari personel, 59 Sözleşmeli personel ve 452 temizlik ve güvenlik personeli görev yapıyor. Ayrıca Üniversitemizde 11 yabancı uyruklu öğretim elemanı görev yapıyor. İçinde mutlu ve özlük haklarıyla ilgili sorunu olmayan personellerin bulunduğu kurumlarda başarının da geleceğini düşünüyoruz.

“YAKINDA TEKNOKENTTEN BULUŞ VE PATENT HABERLERİ GELECEK”

Bizim bir kanayan yaramız Teknokent konusu vardı. Bu kanayan yaranın sorunu ne Kütahya halkı, ne Kütahyalı sanayici ne de bu üniversitenin akademisyenleriydi. Burada bir yönetim sorunu vardı. Şimdi orayı ayağa kaldırıyor ve gerçek bir Teknokent kimliğine bürünmesini sağlıyoruz.

Bir genel müdür değişikliği kararı verdik. Bunu da zorunluluktan yaptık. Bizim için büyük fedakârlıklar yapan Prof. Dr. Mehmet Tevfik Bayer hocamız, özveriyle çalışsa da salgınla beraber 65 yaş üstüne gelen kısıtlamalardan o da etkilendi. Şimdi Prof. Dr. Ersan Öz hocamız buradaki çalışmaları sürdürüyor. Kendisi vizyoner bir hocamız. İnşallah en kısa zamanda Dumlupınar Teknokent, ülkemizdeki diğer teknokentlerle arasındaki farkı kapatacak ve sizler de buradan çıkan buluşların, patentlerin haberlerini alacaksınız.

“ÇİNİLİ CAMİİ KONUSUNDA ÇOK SAYIDA ÇALIŞMA YAPTIK”

Son bir konu da Çinili Camii. Dün Valimizle birlikte Çinili Camii’de bir araya geldik. Öncelikle kendilerine vakit ayırdıkları için teşekkür ediyorum. Bu buluşmada bugüne kadar gelinen süreçte neler yaptık, onu anlattık. Çinili Cami ile ilgili neler yapabileceğimizi konuştuk. Kendisi bize ‘Hocam siz yapılacak her şeyi yapmışsınız’ dedi.

Biz önce Mühendislik Fakültemiz ile ardından bağımsız kuruluşlarla ve son olarak da Eskişehir’deki akademisyenlerden oluşan bir bilim kurulunun da görüşlerini kapsayan çok boyutlu çalışmalar yürüttük. Tüm bu çalışmalar 450 bin TL gibi bir tutara mâl oldu. Sizler ‘Neden bu kadar masraf yapıldı. Bir karar vermek bu kadar mı zor’ diyebilirsiniz. Bunun iki nedeni var. İlki bizim Çinili Cami konusunda tek başına tasarruf şansımız yok. Bu konuda Anıtlar Kurulu ile ortak çalışıyoruz. Sürecin uzamasının nedenlerinden biri bu. Diğer sebebi ise açıkçası söylemekte zorlanıyorum. Yapılan tüm çalışmalarda varılan ortak sonuç, Çinili Cami’nin rekonstrüksiyon (yeniden kurma) yöntemiyle yapılmasını öneriyor. Biz ise kalben buna yönelmek istemediğimiz için daha çok araştırma yapmak istedik.

“YAPILACAK ÇALIŞTAYLA ÇİNİLİ CAMİİ’NİN GELECEĞİNE KÜTAHYALI KARAR VERECEK”

Çinili Cami’nin bugünkü durumundan söz edecek olursak, zeminde 20 metrelik bir kayma var. Yapı yığma bir bina. Minaresi bağımsız. Böyle bir yapıyı taşımak çok zor. Ayrıca binayı olduğu yerde onarma kararı verilirse, bunu yaparken yıkılma ihtimali var. Bu konuya bir çare arayışımız bu süreci uzattı.

Dün valimizle şu konuda uzlaştık: Yapılacak yeni bir tetkik kalmadı. Nasıl ki biz doktora gidiyoruz. Analiz yaptırıyoruz. Ama bir doktorla yetinmiyoruz. Emin olmak için başka doktorlara gidiyoruz. Bu sefer de böyle yapalım. 3 kişilik uzman bir heyetten görüş alalım ve bu son görüşle beraber Çinili Cami’de son kararı ne üniversite ne de başka bir kurum versin. Bu kararı Kütahyalı versin. Bunun için de bir çalıştay yapalım. Elimizdeki tüm verileri toplayalım. ODTÜ ve İTÜ’den uzmanları çağıralım. Görüşelim ve katılımcılardan bir rapor isteyelim. Bunu da kamuoyuyla paylaşalım. Çağımız bilim çağı. Kalben istemesek de bilime uymak durumundayız. Karar ne olursa olsun biz ortaya çıkacak kararı uygulamaya hazırız. Biz burada verilecek kararın üniversitemizin kararı olarak algılanmasını da istemeyiz. Bu kararı bilim versin, Kütahyalı versin isteriz. İster namaz kılınmasın ama böyle kalsın ya da ister rekonstrüksiyon yapılsın; Hangisi olursa olsun, biz uygulamaya hazırız. Umuyorum Çinili Cami’de en iyi karar alınacak ve uygulanacaktır.

REKTÖR UYSAL GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

Uysal açıklamalarının ardından gazetecilerden gelen sorulara şu yanıtları verdi:

Geçen hafta yapılan Engel Tanımıyor Balık Tutuyorum gibi etkinliklerin devamı gelecek mi?

Geçtiğimiz günlerde Engelli Öğrenci Birimimizin düzenlediği etkinlik için engellilerle ilgili STK’ların tümüne davet gönderdik. Ancak sonradan öğrendim ki STK’lar arasında bir birliktelik sağlanamadı. Biz katılamayanlarla ilgili de yeni bir etkinlik planladık ama sanırım ona da katılım gösterilmedi. Canları sağ olsun. Biz gerek eğitimde gerekse sosyal yaşamda engellilerin yanındayız. Yakında YÖK tarafından da açıklanacak. Şu anda 14 bayrakla Türkiye’nin en erişilebilir üniversitesi unvanını alacağız.

Öğrencileri Kütahya’da tutmak için projeniz var mı?

Bu konu ilimizdeki tüm paydaşlarla konuşuluyor. Kütahya ülkemizde en yaşanabilir şehirler arasında yer alıyor. Ama Kütahya’ya dokunuşlar yapılması gerektiği de bir gerçek. Bunun için biz yerleşkemizde yaşanabilir alanlar oluşturmaya başlamıştık. Belediye, Valilik ve İl özel idaresi ve Zafer Kalkınma Ajansı ile ortak projelerimiz vardı. Ama salgınla bunlar da büyük oranda yavaşladı. Bu çalışmaları öğrencilerimizin gözünden bakarak yapmak çok önemli. Sürecin tüm paydaşları olarak öğrencilerimiz geldikten sonra yapılacak bir çalışmayla öğrencilerden gelecek istekler belirlenerek yeni adımlar atmak amacındayız.

Bu konuda öğrencilerimizin merak ettiği bir konu da yerleşkemizde Starbucks’ın açılıp açılmadığı konusu. Starbucks bu hafta açıldı. Ben Starbucks’ı açan girişimcileri kutluyorum. Öğrencilerimiz yokken ve önümüzdeki günlerde neler olacağı da belli değilken burayı açmak bir riskti. Ancak Starbucks açıldı. Böylece öğrencilerimizin yerleşkemizde vakit geçirmek için bir nedeni daha oldu.

Öğrenci Konseyi’nin yeterince etkin çalışmadığı eleştirilerine ne söylersiniz?

Öğrenci Konseyi Başkanvekili Rıdvan Bey’in ne kadar çalıştığını salgın sürecinde gördük. Kendisi herkes tatildeyken kendisi Rektörlükten çıkmadı ve hemen her gün öğrencilerimizden gelen tüm istekleri doğrudan bana iletti. Bazı öğrencilerimiz konseyimizden, çalışmalarından memnun olmayabilir. Buna saygı duyarım. Ancak ben kendisinin ne kadar çalıştığına şahidim.

DPÜ ile Kütahya’daki sanayi kuruluşları arasındaki ilişki ne düzeyde?

Üniversitenin sanayi kuruluşları ve Kütahya halkı ile kopan bağlantılarını yeniden kurmaya çalışıyoruz. Bizim Kütahya’da son bir yılda protokol imzalamadığımız kurum kalmadı. Biz üniversitemizi olabildiğince halka açıyoruz. Bizim kapımız herkese açık. Şu konuyu altını çizerek söylüyorum: Benden randevu isteyip de alamayan hiç kimse olmamıştır. Bunu böyle sürdürmeye devam edeceğiz. Üniversiteye ilişkin olumsuz algılar varsa bunun da zamanla değişeceğini düşünüyoruz.

Son bir yılda yaptığımız görüşmelerde Kütahya’nın sanayi kuruluşlarının temsilcileri bize desteklerini ifade ettiler. Staj ve projeler konusunda bu desteği de alıyoruz. Ancak algılar hemen değişmiyor. Salgın da araya girdi. Ancak salgının sona ermesiyle bu birliktelik daha da kuvvetlenecek.

Uysal sözlerini “Rutin bir toplantıda buluştuk. Zaman zaman yapacağımızı duyurduğumuz toplantılardan birini gerçekleştirdik. Hem son bir yılın muhasebesini yaptık hem de bayramlaşmış olduk. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Hepinizin şehrimize ve üniversitemize sunduğu katkılar için teşekkür ediyoruz. Kurban bayramınızı kutluyoruz ve bayram sonrasında tüm ülke olarak bir arada olabileceğimizi umuyoruz” diyerek bitirdi.

Haberi Paylaş

Basın Yayın Halkla İlişkiler - 29 Temmuz 2020, Çarşamba / 3508 defa okundu.

Etiketler : DPU, Kütahya, dumlupinar üniversitesi, Prof. Dr. Kazım Uysal,

Bu Kategorideki Diğer Haberler