Dil ve Toplumsal Değişme Konferansı Düzenlendi

Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından, konuşmacı olarak Prof. Dr. Fatih Andı’nın katıldığı Dil ve Toplumsal Değişme Konferansı düzenlendi.

Konferansta konuşan Prof. Dr. Fatih Andı şunları dile getirdi: “Yeni Türk Edebiyatı sosyal bir edebiyattır. Toplumsal değişmeyi çok iyi göstermektedir. Yeni Türk Edebiyatı 19. yüzyıldan itibaren değişme ve değiştirme edebiyatıdır. Değişim ve değiştirme sosyolojik etkiler barındırır. Her ikisi de toplumsal birer olgudur. Ezberci söyleme göre edebiyatı eski ve yeni olarak ikiye ayırıyoruz. Ve ezberci söylem bize yeni edebiyatı en iyisi diye öğretti. Ama bu yanlıştır.”

İnsanoğlunun yaptığı ilk iş inanmaktır. İnsan önce inanır. Ardından o inanç etrafında algılar oluşur. Sonrasında hayat şekillendirilir.  Bu sürecin sonunda bilgi oluşur, bilgi inançtan oluşur diyen Prof. Dr. Fatih Andı sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Üretilen bilgiler büyük sistemleri oluşturur. Sistemler gelenekleri meydana getirir. Geleneklerin arka planında inançlar vardır. Gelenekler büyük kurumları teşkil eder. Bu büyük kurumlar medeniyeti oluşturur. Edebiyat da geleneğin içindeki alt geleneklerdendir. Bir edebiyatın tutarlı geleneği yoksa o edebiyatta klasik olmaz. Bizim klasik edebiyatımız divan edebiyatıdır. Onun temeli de İslam’dır. Edebiyat bir medeniyetin geleneğinin alt kümesidir. Her medeniyet bir dildir. Her medeniyet insanoğluna farklı farklı şeyler söyler. Bir medeniyeti bir medeniyetten ayıran da dildir.

Divan edebiyatı arkasında İslam medeniyeti vardır. Divan edebiyatını anlamak için İslam medeniyetini bilmek gerekir. Dünyaya bizim diye sunacağımız bir edebiyat varsa o da divan edebiyatıdır. Modern Türk Edebiyatı, Batı Edebiyatı taklididir. 19. Yüzyılda büyük değişim başlıyor. Bu değişimle birlikte değiştirme de başlıyor. Gelenek ve modernizmin çatışması Modern Türk Edebiyatını oluşturmaktadır. Modern Türk Edebiyatı çatışmacıdır. Toplum toplumla, birey toplumla, birey bireyle veya birey kendisiyle çatışma halindedir. Bu çatışmadan ötekileştirme ve yabancılaşma ortaya çıkar. Modern edebiyat yabancılaşma üzerinde gelişir. Modern edebiyat trajik edebiyattır. Hiçbir geleneksel edebiyat trajik değildir. Çünkü bir yaratıcıya inanıyorsanız trajediye yer yoktur. Trajedide insan mutlak çaresizdir. Yalnızdır. İnanan insanda mutlak çaresizlik olmaz. En çaresiz anlarda inançlı insan kadere inanır.” 

Haberi Paylaş

Basın Yayın Halkla İlişkiler - 31 Mart 2017, Cuma / 351 defa okundu.

Etiketler : DPU,

Bu Kategorideki Diğer Haberler