Çanakkale ve Milli Mücadele Konferansı

Üniversitemiz Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Genç Türkologlar Topluluğu tarafından konuşmacı olarak Prof. Dr. Nurullah Çetin’in katıldığı Çanakkale ve Milli Mücadele Konferansı gerçekleştirildi. Düzenlenen konferansa katılım yoğundu.

Konferansta konuşan Prof. Dr. Nurullah Çetin şunları söyledi: “Emperyalist Batlı Haçlı güçler bir neden çıkartıp 1. Dünya Savaşı’nı başlattı. Aslına bakıldığında bu savaşın adı 1. Dünya Paylaşım Savaşı’dır. Çünkü bütün dünya savaşa girmedi. Bu batının işine gelmediği için buna 1. Dünya Savaşı demektedir. Emperyalist Batı kendi dışındaki dünyayı sömürgeleştirmek istiyor. Silah, bilim ve teknik üstünlüğü ele geçirmiş olan batı diğer ülkeleri sömürgeleştirmeye başladı.

Almanya siyasi birliğini geç sağladı. Sömürgeleştirme çabasına geç başladı. Bu da Avrupa’da rekabeti arttırdı. Savaşa neden oldu. Osmanlı Devleti de bir oldu bittiyle savaşa girdi. Bu savaşın asıl amacı Osmanlı coğrafyasını parçalayıp sömürgeleştirmek ve Türkleri bu coğrafyadan atmaktı. Almanya bizi maraba gibi kullandı.

Çanakkale ve İstanbul boğazları dünyanın en önemli, stratejik boğazlarıdır. 1. Dünya Paylaşım Savaşı’nın dengesini değiştirmek, Rusya’ya yardım etmek, Rus buğdayını alarak Avrupa’daki açlığı engellemek, Savaşı kısa sürede bitirmek nedenleriyle Çanakkale Savaşları başladı. Önce gemilerle saldırdılar. 18 Mart 1915’te deniz savaşlarını kaybettiler. İngilizler en büyük yenilgilerini aldılar. 25 Nisan 1915 günü kara savaşlarını başladı. 09 Ocak 1916 yılına kadar sürdü. Bu şanlı galibiyet bizde umudu yeşertti.

“Çanakkale Savaşları, vahşete karşı medeniyet savaşıdır.”

Çanakkale Savaşlarının bize öğrettiği temel noktalar var. Vahşete karşı medeniyet savaşıdır. Bize saldıran batılı haçlı emperyalist devletler vahşice saldırdı. Savaşların bir hukuku vardır. İngiltere ve Fransa bize insanlık dışı muamele yaptı. Bizim mücadelemiz insancaydı. Kendi ülkemizi savunduk. Savaşlarda bulunmuş subayların anılarında Türkler acımasızdır, vahşidir diye öğrettiklerini yazarlar. Ancak Türkler işgalci askerlere su verir, yemek verir, yarasını sarar. Türklerin insanlığından çok etkilendiklerini yazarlar. Batının vahşi tavrı bugün de Ortadoğu’da, Asya’da devam etmektedir.

“Çanakkale Savaşı, emperyalizme karşı irade savaşıdır. Çanakkale Savaşı, Determinizme karşı iman savaşıdır.”

Çanakkale Savaşı, emperyalizme karşı irade savaşıdır. Çanakkale Savaşı, Determinizme karşı iman savaşıdır. Bu savaşla bizim Türklüğümüze Müslümanlığımıza saldırdılar. Bu savaşlar bugün de devam ediyor. Bugün de bizim Türklüğümüze Müslümanlığımıza saldırıyorlar.

Alman subaylar bilerek hatalar yapıyor. Ama başta Atatürk ve diğer Türk subaylarını buna direniyor. İrade ortaya koyuyor. İşgali engelliyor. Bu durumun bize verdiği ders; bugün maalesef Atatürk’ün vefatından sonra tam istiklalci, milli Türk Devlet anlayışı bırakıldı. Amerika’nın ve Avrupa’nın güdümüne sokulduk. Bu bir felakettir. Türk Ordusu’nun Haçlı Ordusu olan NATO’da ne işi var. Bunlardan hayır gelmez.

“Çanakkale ve Milli Mücadele savaşları bize şuurlu bir devlet felsefesini öğretti.”

Mondros Mütarekesi’nden sonra haçlılar yeniden geldiler. Anadolu’da işgale başladılar. Atatürk’ün önderliğinde şanlı bir başkaldırı yaptık. Düşmanı denize döktük. Çanakkale ve Milli Mücadele bizi millet yapan etkendir. Sivas Kongresi’nde alınan kararlar bugün de çok önemlidir. Bu kararlarla milli mücadelenin anayasasıdır. Vatan bir bütündür bölünemez, parçalanamaz. Çanakkale ve Milli Mücadele savaşları bize şuurlu bir devlet felsefesini öğretti. Devlet dediğimiz 3 temel unsurun ahenkli bileşimidir. Ortak değerlere sahip bir millet olacak, bu milletin bağımsız vatanı olacak, bu milletin vatanı üzerinde bağımsız bir milli iradesi olacak. Millet, Vatan ve Hâkimiyet kavramları devletin özüdür. Atatürk ve silah arkadaşları bu şuurla hareket etmişleridir. Milli Mücadele, manda ve himayenin reddedilmesidir. Atatürk’ten sonra mandacılık başladı. Avrupa birliğine girmek mandacılıktır. Sivas Kongresi’nin diğer bir maddesi; Türk Milleti, dışarıdan her türlü işgal ve müdahaleye karşı kendini koruyacak ve kendini savunacaktır. Bu milli bağımsızlıktır. Sivas Kongresi ile Milli İrade egemen kılınacak ve bağımsız bir ordu kurulacak. Bütün gücümüzün kaynağı bağımsız ordu olacak. İçimizdeki hainler yabancı orduya sığındılar, onları desteklediler. İşgal ordularını hilafet ordusu gibi gösterdiler. İşte bunun için bağımsız bir orduya gücümüz dayanacaktır."

TBMM, milli iradenin kaynağıdır. Atatürk diktatörlük yapmadı. Gücünü TBMM’den yani milletin iradesinden aldı diyen Prof. Dr. Nurullah Çetin konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cumhuriyet ve Meclis; İslam dışı değildir. Saltanat, Sultanlık, Padişahlık İslam dışıdır.”

Cumhuriyet ve Meclis; İslam dışı değildir. Saltanat, Sultanlık, Padişahlık İslam dışıdır. Hz. Muhammet’in vefatından sonra dört Halife, üç ilkeye göre hareket etti. Seçim, biat ve şura ilkeleriyle yönettiler. Örneğin: Hz. Ebubekir Halife seçildi. Toplum kabul etti.  Seçimden sonra herkes biat etti. Seçilen Halife tek başına karar vermedi. Yanındakilere danışarak devleti yönetti. Hz. Ali’den sonra haneden geldi. Kuran’da emir var. Müslümanlar kendi aralarında istişare yaparlar, der. Bir kişinin iradesiyle yönetim Kuran’a aykırıdır. 

Günümüz şartlarında, Milli Mücadele’yi Çanakkale Zaferi’ni unutmamak, yeniden hatırlamak lazım. Hem Çanakkale Savaşları hem de Milli Mücadeleden hareketle bizim bir irade ortaya koymamız gerekiyor. Kendi değerlerimizi ayakta tutmak için direniş meydanımız Çanakkale, İstiklal Madalyamız Milli Mücadele, devletimizin ve vatanımızın tapusu Cumhuriyet, son Başbuğumuz Mustafa Kemal Atatürk, ses bayrağımız Türkçe, imzamız Ay Yıldız, vatanımız Türkiye, Türkistan, adımız Müslüman, soyadımız Türk, dinimiz La İlahe İllallah Muhammedün Resullullah, Milliyetimiz Ne Mutlu Türk’üm diyene.”

Haberi Paylaş

Basın Yayın Halkla İlişkiler - 10 Mart 2016, Perşembe / 1334 defa okundu.

Etiketler : DPU, Genç Türkologlar Topluluğu, Prof. Dr. Nurullah Çetin,

Bu Kategorideki Diğer Haberler