DPÜ İİF’de Hakikate Uyanış Etkinliği
DPÜ İslami İlimler Fakültesinde, Dekan Prof. Dr. Ali Çelik’in konuşmacı olduğu Hakikate Uyanış başlıklı konferans düzenlendi.
DPÜ, Hakikate Uyanış Konferansı'na ev sahipliği yaptı.
İİF Konferans Salonu'nda düzenlenen ve Dekanımız Prof. Dr. Ali Çelik'in konuşmacı olduğu konferansa, akademik da idari personellerimizin yanı sıra çok sayıda öğrencimiz de katıldı.
Prof. Dr. Ali Çelik, konuşmasının Hz. Muhammed'e ilk vahyin indirilmesini konu alan kısmında şu ifadeleri kullandı:
Cebel-i Nur'da yankılanan ilk vahiy Alak suresinin ilk beş ayetleriydi. ilk vahiyle gelen "Yaratan Rabbinin adıyla oku" hitabının verdiği derin anlam iki önemli hususa dikkat çekmektedir: Bunlardan ilki, Kâinatta ne varsa, her şeyi yoktan var edip yaratan Rabbinden yardım isteyerek okunmaya ve anlaşılmaya çalışılması. "Rabbin adıyla okumak", okunan her şeyde Rabbin yüceliğini idrak etmek, içe sindirmek, gönül dünyasında yer ettirmektir. Kainatı okumak, varlık alemini okumak, okuduğunu anlamak, fehmetmek! İnsanın öz benliğini kuşatan karanlıklardan sıyrılmak, aydınlığa, nura ermektir. Gönül ve ruh dünyasında derinliğe erme, taat üzere olmak demektir. Rahmanın bahşettiği fıtrat üzere olma yolunda yürüyüştür. Çizgiyi aşmamadır. "Bu, Hz. Peygamber'e yöneltilmiş ilk ilahi hitaptır. Bu hitapta okuma, yazma ve ilme, çağrı vardır. Çünkü ilim, İslam dininin simgesi ve sembolüdür.
"İLK AYETLERLE KUR'AN ARASINDA UYUM VE BAĞLANTI VARDIR"
Alak suresinin ilk beş ayetiyle bildirilen; Allah'ın mutlak yaratıcı, insanın ise Allah'ın yarattığı bir varlık olduğu, Yaratan ile yaratılan arasındaki Rab-kul ilişkisinin ilimle sağlandığı mesajları, Kuran’ın ana mesajlarındandır. Bu ilk mesajlarla, çeşitli ayetlerle örneklendirdiğimiz Kuran'ın bütünü arasında tam bir uyum ve bağlantı vardır ve yirmi üç senelik vahiy süresince Kur'an mesajları bu ilk temel mesajlar üzerine inşa edilmiştir.
İkinci önemli nokta ise alınan ilahi mesajın tebliğ edilip duyurulması. Allah'ın elçisi olma şerefine nail olan yüce peygamber, bu görevin yüklediği mesuliyetin, getireceği zorlukların şuurundaydı. Resul olmak/elçilik görevini yerine getirmek. Belki de karşılaşacağı zorlulukların en çetin olanıydı. Emir büyük, yük ağır, yol yokuştu. Zira tebliğine memur edildiği insanlık, henüz buna hazır değildi. İnsanlık, 'Rabb' kelimesinin ne anlam ifade ettiğini düşünmekten acizdi. Eşyanın hakikati ne erememiş insan yığınıydı. Vahiy böyle bir topluma ilan edilecekti. Bunu ifade için Hz. Peygambere yüce Allah şöyle buyurmuştu: "Ey Peygamber! Rabbinden sana indirilen buyrukları tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan Risalet vazifesini yapmamış olursun.
Konuşmasının son bölümünde Hz. Muhammed'in veda hutbesi hakkında konuşan Prof. Dr. Çelik, sözlerini, "Bizler de Cenab- ı Hakk 'tan bu iman ve ikrar üzere haşretmesini niyaz ediyoruz. İlk nazil olan ayetlerin verdiği mesajı ışığında, Kur'an'ın tamamını dikkatlice okuma ve anlama konusunda teşvik edici bir başlangıç olması temennisiyle hepinizin Berat kandilini tebrik ediyor hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadeleriyle tamamladı.
Konferans hediye sunumu ve fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.







