Kütahya’ya Değer Katan İsimler DPÜ FEF Amfilerinde Yaşayacak

Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde Fen Edebiyat Fakültemizde düzenlenen törenle fakültemizin amfilerine Kütahya’ya değer katan şair, bilim insanı ve yazarların isimleri verildi.

Fen Edebiyat Fakültemizin beş amfisine şair, bilim insanı ve yazarların adları verildi.

Germiyanoğlu Yakup Bey Konferans Salonu’nda düzenlenen törene Rektörümüz Prof. Dr. Kâzım Uysal, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. Murat Kırbaç, Rektör Yardımcılarımız Prof. Dr. Muammer Gavas, Prof. Dr. Atilla Batur, Fen Edebiyat Fakültemizin Dekanı Prof. Dr. Rahmi Kasımoğulları ile Mühendislik, Eğitim, İslami İlimler ve Spor Bilimleri Fakültelerimizin dekanları, akademik ve idari personellerimiz, öğrencilerimiz ve amfilere ismi verilen bilim insanları Prof. Dr. Mustafa Çetin Varlık ile Prof. Dr. Mehmet Tayfun Amman katıldı. Yazar Gülten Dayıoğlu da etkinliğe çevrim içi olarak katılım gösterdi.

Törende ilk sözü alan Dekanımız Prof. Dr. Rahmi Kasımoğulları, “Yaptığı çalışma ve eserleriyle topluma öncü olmuş insanlar vardır. Çalıştıkları alanlar ve elde ettikleri başarılar çok farklı olsa da ülkemiz ve memleketimiz için ortaya koydukları çaba ve emek hepsinin ortak özelliğidir” sözleriyle başladığı konuşmasında şunları söyledi:

PROF. DR. KASIMOĞULLARI: BAZI DEĞERLERİMİZİN KIYMETİNİ KAYBETTİKTEN SONRA ANLIYORUZ

Fakültelerdeki dersliklere isim verilmesi konusu Rektörümüz tarafından gündeme getirilmiş ve diğer yönetici arkadaşlarımız gibi bize de söylenmişti. Bu amaçla fakültemizde konuyla ilgili çalışmalara başladık. Yapılan değerlendirmeler sonucunda fakültemizin sözel bölümlerinin olduğu blokta bulunan 5 dersliğimize üniversitemiz ve Kütahya açısından her biri birer değer olan isimlerin verilmesi hususu geçen dönem yönetim kurulumuzca kararlaştırılmıştı. 

Ülkemize, Kütahya’mıza ve Üniversitemize değer katan bu isimler Prof. Dr. Mustafa Çetin Varlık, Prof. Dr. Mehmet Tayfun Amman, Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Sun’ullah Gaybi ve Gülten Dayıoğlu olarak belirlendi. Bu tören aslında geçtiğimiz dönem gerçekleşecekti. Fakat hepimizin malumu olduğu üzere ülkemizi ve dünyayı sıkıntıya sokan bir pandemi süreci yaşadık. Olanda hayır vardır diye düşünüyoruz. Nasip bu güneymiş. Öğrencilerimizin de gelmesiyle bugün bu töreni gerçekleştiriyoruz.

Malum olduğu üzere aziz milletimiz geçmişten günümüze bilim insanı, sanatkâr, şair, yazar, devlet adamı, gönül insanı gibi çok önemli değerler yetiştirmiştir. Hâlâ da yetiştirmeye devam etmektedir. Ama ne yazık ki bu değerlerimizin pek çoğunun kıymetini yaşarken değil de vefatlarından sonra anlayabiliyoruz. Bunlarla ilgili çok sayıda örnek sayabiliriz. Ancak bir özeleştiri yapmak gerekirse bu bizim ayıbımız.

“BUGÜN HEM DEĞERLERİMİZİ YÂD EDİYOR HEM DE VEFA BORCUMUZU İFA EDİYORUZ”

Bugün yapılan aslında bir nevi hem geçmişte milletimiz için değer olmuş isimleri yâd etmek hem de hayatta olan değerlerimize küçük de olsa bir vefa borcunu ifa etmektir. Ben bu vesile ile hayatta olmayanlara Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Ülkemiz ve milletimiz adına yaptıkları güzel şeyler için onları hayırla yâd ediyorum.

Yine bizleri kırmayıp İstanbul ve Ankara’dan gelerek aramızda olan kıymetli hocalarımız Prof. Dr. Mustafa Çetin Varlık ve Prof. Dr. Mehmet Tayfun Amman’a, aynı zamanda mazeretinden dolayı aramızda olamayıp fakat bizleri yalnız bırakmayarak çevrim içi olarak törenimize iştirak edecek değerli yazarımız Gülten Dayıoğlu’na da şükranlarımı arz ediyor ve bu vesile ile onlara tekrar ‘hoş geldiniz’ diyorum.

Biz ilim adamlarına önem ve değer verilmesi hususunu hem dini hem de insani bir zorunluluk olarak görüyoruz. Çünkü Yüce Dinimiz bilime, öğretene ve öğrenmeye büyük önem vermiştir. Kuran’ın ilk nazil olan ayeti ‘Oku’ emridir. ‘Oku’ emrinin yer, zaman, cinsiyet ayrımı olmadan beyan edilmesi, Müslümana ilmin kapılarının ardına kadar açık olduğunu ifade içindir.

“İLİM EHLİ HOCALARIMIZ BU ONURU HAK ETMİŞLERDİR”

Yine Kuran’da ilim sahibi olanların değeri bizlere şöyle beyan edilir “De ki: ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ Ancak akıl sahipleri öğüt alır”. Dinimizde, insanın bildiklerini başkalarına öğretmesi en büyük infak olarak kabul edilmiştir. Nitekim Peygamber Efendimiz (sav.) bir hadisi şerifinde “Bilmeyenlere ilim öğretmek sadakadır, sadakanın en faziletlisi de bir Müslüman’ın ilim öğrenmesi ve başkalarına öğretmesidir” buyurmuştur. İlk yaratılan Hz. Âdem’e bilmediklerini öğreten Yüce Rabbimizdir. Bunun içindir ki, öğretmenlik mesleği yüce, kutsal bir meslektir. Tarih boyunca Müslümanlar, ilim adamlarına büyük değer vermişler, onlara son derece saygı ve hürmet göstermişlerdir. Nitekim Hz. Ali Efendimizin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözü bu gerçeği teyit etmektedir.

Dersliklerimize isimlerini verdiğimiz hocalarımızın her biri kendi alanında birer ilim ehlidir. Dolayısıyla bunu fazlasıyla hak ettiklerini düşünüyoruz. Bu vesileyle tekrar ‘hoş geldiniz’ diyor, hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

PROF. DR. UYSAL: BEŞ KIYMETLİ İNSANIN ADI SONSUZLUĞA TAŞINACAK

Dekanımızdan sonra söz alan Prof. Dr. Kâzım Uysal ise önemli bir etkinlik sayesinde bir araya gelindiğini belirterek şunları söyledi:

Bugünkü etkinlikte Kütahya’ya değer katmış ve gençlerimize rol model olmuş önemli kişilerin adlarını amfilerimize vermenin gururunu yaşıyoruz. Bundan böyle öğrencilerimiz dersliklerini harf ve numaralarla adlandırılmış isimler yerine Gülten Dayıoğlu, Prof. Dr. Mustafa Çetin Varlık, Prof. Dr. Mehmet Tayfun Amman, Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı ve Sunullah Gaybi’nin adlarıyla anacaklar ve her seferinde bu kıymetli insanların adını sonsuzluğa taşıyacaklar. Bu çok anlamlı bir şey ve bu yüzden bugün buradayız. Değerli hocalarımız da böyle düşünmüşler ki bugün bizlerle beraberler.

“MİLLÎ DEĞERLERİMİZİN ADLARINI AMFİLERİMİZE VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Genellikle bu gibi törenler, o kıymetli insanlar hayatını kaybettikten sonra yapılır. Ancak biz değerlerimize henüz yaşarken sahip çıkmayı daha doğru bir yaklaşım olarak görüyoruz. Bu kıymetli insanlar gibi tarihimiz gençlerimiz için rol model alınacak insanlarla doludur. Ancak bize ait olmayana özenmek gibi bir yolu tercih etmeyi doğru bulmuyorum. İnsani değerlerimiz, yani evrensel değerlerin çoğu, bizim millî değerlerimizin içinde yer alıyor. Biz gençlerimizi, önlerine gerçek bir rol model olacak kişileri çıkararak onların geleceklerini tayin etmelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kendi yetiştirdiği değerleri tanıyamayanlar geleceğe değer üretemezler.

Üniversitemizin kısa sürede yakaladığı ivmeyle halkımızla iç içe olmayı başardık. Bunu sürdürmeye kararlıyız ve bugünkü etkinliğimizin bir amacı da bu. Milletimizin değeri olmuş kişilerin adlarını amfilerimize vermeye devam edeceğiz. Siz gençlerden ricam sadece bugün andığımız kişileri değil, milletimizin değeri olan herkesi araştırmalısınız. Sizler özellikle bu yaşlarda okumaktan ve kendinizi geliştirmekten vazgeçmemelisiniz.

“MUASIR MEDENİYETLERİN YOLU DÜŞÜNCELERİMİZİ İYİ İFADE ETMEKTEN GEÇMİYOR MU?”

Okumanın önemsiz olduğu bir dünya yok. Çaba, gayret göstermeden önemli yerlere gelebilmek mümkün değil. Okudukça düşüncelerinizi daha iyi ifade ettiğinizi göreceksiniz. Zaten önemli olan da bu değil mi? Ülkemizin muasır medeniyetler seviyesine çıkmasının yolu düşüncelerimizi iyi şekilde ifade etmekten geçmiyor mu?

Bugünkü imkanlar insanlığın yıllar boyunca biriktirdiği mirasa ulaşmayı oldukça kolay kılıyor. Sizler ve bizler kimi zaman sıcak yuvamızda kimi zaman konforlu kütüphanelerde bu olanaklara erişerek insanlığın belki 50 yılda kat ettiği mesafeyi birkaç yılda kat edecek düzeydeyiz. Yeter ki isteyelim ve yeter ki çalışalım.

Rektörümüzün konuşmasının ardından amfilerimize isimleri verilen Sunullah Gaybi, Mustafa Hakkı Uzunçarşılı, Gülten Dayıoğlu, Mustafa Çetin Varlık ve Mehmet Tayfun Amman’ın özgeçmişleri katılımcılarla paylaşıldı.

GÜLTEN DAYIOĞLU: BİR İLİM YUVASINDA ADIMIN GEÇMESİ RUHUMU ŞAD EDİYOR

Emet’teki evinden törene katılan Gülten Dayıoğlu, katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında şunları söyledi:
Kütahya'da bir üniversitemiz olsun istiyorduk. Bizim kuşağın hayalleri 1992'de gerçek oldu ve bundan çok mutluyuz. Pek çok okulu gezerken Kütahya Dumlupınar Üniversitesi öğrencileriyle ya da öğrencilerin yakınlarıyla tanışmak beni çok mutlu ediyor ve bundan onur duyuyorum. Zaman içinde Üniversitemiz benden eğitim vermemi de istemişti. O zaman da üniversitemize severek gelmiştim. İlk kitaplarımı yazarken Saray Mahallesi’ndeki yaşamımı konu almıştım. Gittiğim her yerde söze Kütahya’nın Emet ilçesinden olduğumu söyleyerek başlıyorum. 

Farklı illerde adımın verildiği kütüphaneler ya da sınıflar oldu. Ancak adımın Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde bir amfiye verilmesi beni çok mutlu etti. Memleketimin kadir bilirliğine ve her zaman değerlerine sahip çıkışına çok teşekkür ediyorum. Bir ilim yuvasında adımın geçmesi ruhumu şad ediyor. En çok bir üniversitemizin olması, hayalimizin gerçek olması bizi mutlu ediyor. Tüm Türkiyemize örnek olmasını diliyorum. Çok teşekkür ediyorum.

MUSTAFA ÇETİN VARLIK: GENÇLERİMİZ UMUTSUZLUĞA KAPILMAMALI

Adımın bir amfiye verileceğini öğrendiğimden beri büyük bir mutluluk içindeyim. Kütahya Dumlupınar Üniversitesinin alanında isim yapmış kişileri hayattayken onurlandırmalarının diğer kurumlara örnek olmasını diliyorum. Kütahya'ya çeşitli gerekçelerle sık sık geliyorum. Burada öğrencilerim var, her gelişimde onları görüyorum ve Kütahya’ya her gelişimde büyük mutluluk duyuyorum.

Sevgili gençler. Yarının Türkiyesi sizin omuzlarınızda. Sizden ricam yarının Türkiyesi’nin neresinde yer alacağınızı sürekli olarak düşünün ve bunun için çalışın. Mazisi şerefli sayfalarla dolu tarihimiz konusunda yeterince çalışma yapamadık. Bu konudaki eksiğimizi kapatmamız gerekiyor. İnsan hayatı düz bir çizgide ilerlemez. İyi günler olur, kötü günler olur. Ancak sizden ricam umutsuzluğa kapılmamanız. Umutsuzluğa kapılmadan çalışmayı sürdürmelisiniz.

Unutmayın! Türklerde bir liderlik ruhu var. Sizler geçmişte Osmanlı'nın üç büyük eyaletinden birinin merkezi olan şehirde yaşıyorsunuz. Tarihin bu şehirde bıraktığı izleri görmeye çalışmalısınız. Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Kütahya'ya çok şey katmıştır; Daha da katacaktır. Değerli protokole katılımları için teşekkür ediyorum. Siz değerli gençleri sevgiyle selamlıyorum ve sizlere başarılar diliyorum. 

MEHMET TAYFUN AMMAN: KÜTAHYA BANA, BENİM ONA VERDİĞİMDEN FAZLASINI VERDİ

Üniversitemizde Sosyoloji Bölümünün kurucuları arasında yer alan ve bir dönem bölüm başkanlığını da yürüten Prof. Dr. Mehmet Tayfun Amman ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Kütahya bana, benim ona verdiğimden çok daha fazlasını verdi. Ahmet Yakupoğlu ve Selahattin Akşehirlioğlu tanıdığım insanların en kıymetlileri. Bugün burada zamanında DPÜ'nün çorbasına attığımız küçük bir tuzumuzun dahi unutulmadığını görmek beni mutlu ediyor. Kütahya'nın il halk kütüphanesinin açılışında aldığımız görevlerin kıymetini bugün o kütüphanenin kitaplarla dolup taştığını görünce yeniden anlıyorum. 

Biz akademisyenlerin hem öğrenci hem de öğretmen kimliği vardır. Rektörümüzün de söylediği gibi insanların özellikle yetişirken rol modellere de sahip olması gerekir. Benim iki rol modelim vardı. İlki Prof. Dr. Erol Güngör Hocam diğeri de Seyyid Ahmet Arvâsî Hocamdı. Rol modeliniz kendi alanında en iyisi olsun. Meslek alanında da en iyisi olursa hayat sizin. Bunu öğrencilerimize her zaman söylerim. Üniversite öğrencisi olmak sizi ortalama bir kişiden üç kat daha bilgili yapar. Ama bunun bir sorumluluğu var. Devletimizin tüm imkanları sizin için. Bundan yararlanmayı bilin.

Benim Kütahya'ya borcum var. Belki borcumu ödeyemem ama şunun sözünü verebilirim: Kütahya ne zaman isterse, ne zaman katkımıza gereksinim duyarsa kalkıp geleceğime huzurlarınızda söz veriyorum. Saygılarımı sunuyorum.

VARLIK VE AMMAN’DAN ADLARININ VERİLDİĞİ AMFİLERE ZİYARET

Konuşmaların ardından Prof. Dr. Kâzım Uysal ve Prof. Dr. Rahmi Kasımoğulları, törene katılan Prof. Dr. Mustafa Çetin Varlık ve Prof. Dr. Mehmet Tayfun Amman’a günün anısına hediyelerini sundu.

Konferans salonundaki törenin ardından amfilerin önünde kurdele kesilerek açılış töreni gerçekleştirildi. Prof. Dr. Mustafa Çetin Varlık ve Prof. Dr. Mehmet Tayfun Amman adlarının verildiği amfileri ziyaret ederek Kütahya protokolüne ve öğrencilerimize hitaben kısa bir konuşma yaptılar. Rektörümüzün de öğrencilerimize hitaben konuşma yaptığı etkinlik toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Haberi Paylaş

Basın Yayın Halkla İlişkiler - 27 Ekim 2021, Çarşamba / 1183 defa okundu.

Etiketler : DPU, Kütahya, fen edebiyat fakültesi, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi,

Bu Kategorideki Diğer Haberler