Doğu Türkistan Meselesi Konferansı Gerçekleştirildi.

Üniversitemiz Tarih Bölümü tarafından, konuşmacı olarak İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi ve İsa Yusuf Alptekin Vakfı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ömer Kul’un katıldığı “Doğu Türkistan Meseleleri” Konferansı düzenlendi.

Konferansta konuşma yapan Yrd. Doç. Dr. Ömer Kul şunları dile getirdi: “Doğu Türkistan meselesi ciltler dolusu, saatler alacak büyük bir konudur. Ancak hala Doğu Türkistan meselesi tam anlaşılamamaktadır. Doğu Türkistan coğrafyasını bilmeyenler var. Doğu Türkistan meselesi ırkı olarak Türkleri; İslami olarak Müslümanları; insan olarak da tüm insanlığı ilgilendirmektedir. Peyami Safa ‘Bir milleti yok etmek isterseniz, askeri istilaya lüzum yoktur; tarihini unutturmak, dilini bozmak, dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini ahlakını yozlaştırmak kâfidir.’ der. Peyami Sefa’nın bu sözü Doğu Türkistan için aynen geçerlidir.”

Çin süper güçlerden biridir. Ancak; Çin, bize anlatıldığı gibi büyük devlet değil. Doğu Türkistan, Tibet, İç Moğolistan, Demokratik Çinliler ve diğer muhalif Çinliler; Çin’in uygulamalarına karşılar. Taivan ve Japonya ile sorunları var diyen Yrd. Doç. Dr. Ömer Kul sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Coğrafya bilmiyorsanız herhangi bir konuda akıl yürütmek çok zordur veya eksikliktir. Doğu Türkistan Türkiye’nin 2,5 katıdır. Doğu Türkistan Çin’in batıya açılan kapısıdır. Tarihi ipek yolunun önemli kavşağıdır. Doğu Türkistan dışındaki kıta topraklarında masraf en az 10 kat artar, denizde de ABD ablukası var. Batı ile yaşanan krizlerde denizler kullanılamayacak Doğu Türkistan bu yüzden çok önemli. Bu yüzdendir ki Doğu Türkistan’da Çin asimilasyon politikaları uyguluyor.

Çin kaynayan bir ülke. Çin ne pahasına olursa olsun Doğu Türkistan’ı bırakmayacak. 2008’de tarihi ipek yolu tren hattı için 280 milyar dolar ayırdı. Türkiye için 28 milyar dolar ayrıldı. Ancak hızlı tren projesi ile Doğu Türkistan’a ağırlık vermesini engeller çıkaracak. Ayrıca alternatifi olarak Rusya ve Moldova otobanı yaptı. Maliyetini de Çin üstlendi.

Sincan adı 1800’lü yıllarda Çin’in verdiği bir isimdir. Yeni toprak anlamına gelmektedir. Çin, Çin Seddi’nin içinde kalandır. Çin Seddi’nin dışı Çin değildir. Doğu Türkistan anavatanda, azınlıkta kalıyor. Doğu Türkistan’sa yaşananlar Filistin’de yaşananların 100 mislidir. Doğu Türkistan’da başka bir yerde yaşayan birini arasanız hapse atılırsınız. Dini bir şeyi taşırsanız olsa hapse atılırsınız. Sokak ortasında Çinli polisler insanları öldüresiye dövüyor. Bir kişinin Camiye gidebilmesi için öğrenci olmaması, memur olmaması, 18 yaşından küçük olmaması... vb. gibi 18 madde var. Uygun bulunursanız camiye gidebilirsiniz. Camiye gitmek için kart var. İstediğiniz her camiye gidemezsiniz. Verilen kart hangi cami içinse o camiye gideceksiniz. Başka camiye gidemezsiniz. Başörtüsüyle hastaneye giremez taksiye binemezsiniz.

11 Eylülden sonra Çin Doğu Türkistan’ı terörist ilan etti. Amaç asimile etmekti. Doğu Türkistanlı gençleri destekleyerek Türkiye üzerinden Suriye’ye gönderdi. Böylece Doğu Türkistanlılar IŞİD’çidir ve Türkiye terörü destekliyor dedi. Çin’in yaptığı bu hataları bumerang olacak Çini vuracaklardır. Şimdide anladılar hatalarını Türkiye’ye yalvarıyorlar. Önümüzdeki yıllarda işler karışacak. Çin kendi despotluğuyla kendi sonunu hazırlıyor. Amerika neyse Çin de odur. Çin, İslam dünyası ile yıllık 400 milyar dolarlık ticaret yapıyor İslam coğrafyası 3 ay birlik olsa, ambargo uygulayabilse dünyayı dize getirir.”

Haberi Paylaş

Basın Yayın Halkla İlişkiler - 29 Kasım 2017, Çarşamba / 203 defa okundu.

Etiketler : DPU, Kütahya, Doğu Türkistan, Doğu Türkistan Meselesi Konferansı, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İsa Yusuf Alptekin Vakfı, Yrd. Doç. Dr. Ömer Kul ,

Bu Kategorideki Diğer Haberler