15 Temmuz Sonrası Yeni Türkiye Yapılanmasında Beklentiler Perspektifi Paneli Düzenlendi

Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından konuşmacı olarak Polis Amirleri Eğitim Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin ve Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Levent Yılmaz’ın katıldığı 15 Temmuz Sonrası Yeni Türkiye Yapılanmasında Beklentiler Perspektifi Paneli düzenlendi.

Panelde konuşan Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı Fetö’nün derin bir yapılanma olduğunu, bürokraside yoğun olarak örgütlendiğini ve gladyonun hizmetinde olduğunu işlerine gelmeyen iktidarlar ile mücadeleye girişitiğini söyleyerek sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Fetö ‘cemaat’ ve ‘himmet’ kavramlarını kullanarak kamuoyu kazanmaya çalıştı. Bu kavramlarla çalışmalarını gizlediler. 15 Temmuzların bir daha yaşanmaması için aklınızı kullanın hür iradenize sahip çıkın.”

Soğuk Savaş döneminde Türkiye’de komünizmle mücadele kapsamında oluşturulan kurumlar milli ve bizden değildir diyen Doç. Dr. Mehmet Şahin sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Afganistan İşgali’nde Müslümanlar kullanıldı. ABD Müslümanları iyi ve kötü olarak ikiye ayırır. ABD’nin çıkarları yanında olanlar iyi Müslüman, ABD’nin çıkarları karşısında olanlar ise kötü Müslüman. El Kaide ve benzerleri ABD’nin yeşil kuşak projesidir. Bir dini grup kendiliğinden ortaya çıkmadan dış politika aracı olarak ortaya çıkıyorsa, bizden değildir. Türk-İslam tarihinde Fetö benzeri yapılar mevcuttur. Darbeler milli iradeyi etkisiz kılmayı amaçlar. Halk iradesi yönetimde olursa Ortadoğu’da boyun eğmeyen ülkeler varolur.”

Yrd. Doç. Dr. Levent Yılmaz yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: “Fetö ile ilişki içerisinde olanlar işlerini yürüttü. Fetöcü olmayan çalışkan insanların hakları yenildi. Fetöcüler kadrolaştı. Fetö bürokrasi içindeki adamlarını kullanarak kendisini gizledi. 15 Temmuz, 2000’li yılların başında planlanan süreçti. 15 Temmuz, parti kapatma davası, Mit krizi, 17/25 Aralık girişimlerinin ardından son hamleydi. Bu sürecin en can alıcı noktası Mayıs 2013’tür. Mayıs 2013’te Türkiye tarihinin en düşük faiz oranı vardı. IMF’ye son borç taksitinin ödendiği tarihtir. Döviz rezervlerinin en yüksek seviyede olduğu tarihtir. Mayıs’ın sonunda Gezi olayları başladı. Türkiye’nin ekonomik kalkınması engellemek istendi.” 

Haberi Paylaş

Basın Yayın Halkla İlişkiler - 10 Nisan 2017, Pazartesi / 306 defa okundu.

Etiketler : DPU,

Bu Kategorideki Diğer Haberler